Sağlık Raporu Nedeniyle İş Sözleşmesi Derhal Feshedilebilir mi? İşçiden Savunma Alınması Gerekir mi?
- smerveeren
- 7 Nis
- 2 dakikada okunur
İş hukukunda en çok tartışılan konulardan biri, işçinin uzun süreli sağlık raporları nedeniyle iş sözleşmesinin sona erdirilmesi halinde işverenin hangi usule uyması gerektiğidir. Özellikle, işçinin sağlık nedenleriyle işe devam edemediği durumlarda işverenin derhal fesih hakkını kullanırken savunma alma zorunluluğunun bulunup bulunmadığı uzun süre Yargıtay daireleri arasında farklı değerlendirilmiştir. Yargıtay İçtihatları Birleştirme Hukuk Genel Kurulu’nun 19.10.2018 tarihli, 2017/9 Esas ve 2018/10 Karar sayılı kararı, bu tartışmayı sona erdiren temel içtihatlardan biridir.
Kararın merkezindeki mesele oldukça nettir: 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/1-b bendi uyarınca, işçinin aldığı sağlık raporları nedeniyle oluşan devamsızlık belirli süreyi aştığında işveren sözleşmeyi haklı nedenle derhal feshederse, bu işlemden önce işçiden savunma almak zorunda mıdır? İçtihadı birleştirme başvurusunun sebebi de tam olarak bu soruda Yargıtay daireleri arasında ortaya çıkan görüş ayrılığıdır. Bir görüş, İş Kanunu’nun 19. maddesindeki savunma alma kuralını öne çıkarırken; diğer görüş, sağlık sebebine dayalı haklı nedenle derhal fesihte savunma aranmayacağını savunmuştur.
Yargıtay İçtihatları Birleştirme Hukuk Genel Kurulu, kararında bu uyuşmazlığı kesin biçimde çözmüştür. Kurula göre, işçinin sağlık nedenleriyle bekleme süresini aşan devamsızlığı, işveren açısından haklı nedenle derhal fesih sebebidir. Daha açık ifadeyle, işçinin hastalık, kaza, doğum veya gebelik gibi nedenlerle işe devamsızlığı, işçinin kıdemine göre hesaplanan bildirim süresine eklenecek altı haftayı aşarsa işveren derhal fesih hakkını kullanabilir. Bu durumda işçiden savunma alınması gerekmez. Kararın özeti de bu sonucu açıkça ortaya koymaktadır.
Bu kararın en önemli yönlerinden biri, “geçerli nedenle fesih” ile “haklı nedenle derhal fesih” ayrımını netleştirmesidir. İş Kanunu’nun 19. maddesindeki savunma alma yükümlülüğü esasen işçinin davranışı veya verimiyle ilgili geçerli nedenle fesihlerde uygulanmaktadır. Oysa sağlık raporuna dayalı ve 25/1-b kapsamına giren fesih, Yargıtay’a göre bir “haklı nedenle derhal fesih” niteliğindedir. Bu nedenle burada 19. maddede öngörülen savunma prosedürünün uygulanması zorunlu değildir. Yargıtay’ın değerlendirmesinde, 25. maddenin son fıkrasının sistematik yorumu da bu sonuca dayanak yapılmıştır.
Kararda ayrıca sağlık raporlarının hukuki etkisi bakımından da önemli bir açıklık sağlanmıştır. İşverenin fesih hakkı, her sağlık raporunda değil; rapora dayalı devamsızlık kanundaki bekleme süresini aştığında doğmaktadır. Dolayısıyla kısa süreli ya da bekleme süresi içinde kalan raporlar otomatik olarak haklı fesih nedeni oluşturmaz. Başka bir deyişle, işverenin derhal fesih hakkı ancak kanunda öngörülen eşik aşıldığında doğar. Bu yönüyle karar, hem işçinin korunmasını hem de işverenin işletme düzenini sürdürme hakkını aynı çerçevede değerlendirmektedir.
Kararın uygulamadaki önemi oldukça büyüktür. Çünkü işverenler açısından en sık yapılan hatalardan biri, sağlık raporuna dayalı devamsızlıkta hangi noktada fesih hakkının doğduğunu ve savunma prosedürünün gerekip gerekmediğini karıştırmaktır. Bu içtihat sonrasında artık şu ilke netleşmiştir: Eğer fesih, işçinin davranışı ya da performans düşüklüğü nedeniyle değil; İş Kanunu 25/1-b kapsamında sağlık raporlarına bağlı, bekleme süresini aşan devamsızlık nedeniyle yapılıyorsa, işçiden ayrıca savunma alınmaması feshi usulsüz hale getirmez.
Bununla birlikte karar, işverenlere sınırsız bir fesih serbestisi tanımamaktadır. Sağlık raporunun gerçekten mevcut olması, devamsızlığın kanuni süreyi aşması ve fesih nedeninin doğru hukuki zemine oturtulması gerekir. Aksi halde işverenin yaptığı fesih, somut olayın özelliklerine göre yargı denetimine tabi olmaya devam eder. Yani savunma alınmasının gerekmemesi, her sağlık raporu vakasında otomatik olarak hukuka uygun fesih yapıldığı anlamına gelmez; esas olan, kanuni koşulların gerçekten oluşup oluşmadığıdır.



Yorumlar