Boşanmada Eşit Kusur Halinde Maddi ve Manevi Tazminat Mümkün mü? Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Kararının İncelenmesi
- smerveeren
- 10 Nis
- 2 dakikada okunur
Boşanma davalarında en çok tartışılan başlıklardan biri, tarafların kusur durumunun maddi ve manevi tazminat taleplerine nasıl etki edeceğidir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 18.12.2025 tarihli, 2025/4201 Esas ve 2025/11473 Karar sayılı ilamı, özellikle karşılıklı boşanma davalarında kusur derecelendirmesi ile Türk Medeni Kanunu’nun 174. maddesi arasındaki ilişkiyi açık biçimde ortaya koymaktadır. Karar, yalnızca hangi tarafın kusurlu olduğuna değil, kusurun ağırlığının tazminat bakımından belirleyici olduğuna da ışık tutmaktadır.
Olayın Özeti
Uyuşmazlık, tarafların karşılıklı boşanma taleplerinden kaynaklanmaktadır. İlk Derece Mahkemesi, erkeğin zinaya dayalı boşanma davasını reddetmiş; kadının evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına dayalı davasını kabul ederek boşanmaya karar vermiştir. Mahkeme ayrıca, kadının başka bir erkekle mesajlaşarak güven sarsıcı davranışlarda bulunduğunu, buna karşılık erkeğin alkol problemi yaşadığını, kadına ekonomik şiddet uyguladığını ve ilgisiz davrandığını belirterek erkeği daha ağır kusurlu kabul etmiş; bu nedenle kadın yararına maddi ve manevi tazminata hükmetmiştir. İstinaf aşamasında da erkeğin başvuruları reddedilmiş, kadının tazminat miktarına ilişkin talebi kabul edilerek hükmedilen tazminatlar artırılmıştır.
Yargıtay’ın Yaklaşımı
Yargıtay dosyayı incelediğinde, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi’nin kusur değerlendirmesini isabetli bulmamıştır. Daireye göre dosyadaki deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına yol açan olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Bu nedenle erkeğin ağır, kadının ise hafif kusurlu sayılması hatalı bulunmuştur. Yargıtay, kusur derecelendirmesindeki bu yanılgının hükmün sonucuna doğrudan etkili olduğunu açıkça belirtmiştir.
Bu tespit son derece önemlidir. Çünkü boşanma hukukunda tazminatın dayanağı yalnızca evliliğin sona ermiş olması değildir. Kanun, boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden mevcut veya beklenen menfaatleri zedelenen taraf lehine maddi tazminata; kişilik hakları saldırıya uğrayan taraf lehine ise manevi tazminata imkan tanımaktadır. Ancak bunun için tazminat isteyen eşin kusursuz ya da diğer eşe göre daha az kusurlu olması gerekir. İşte Yargıtay da tam bu noktada müdahale etmekte ve eşit kusur halinde tazminat verilemeyeceğini vurgulamaktadır.
Kararın asıl ağırlık merkezi, kusur tespiti ile tazminat hakkı arasındaki zorunlu bağlantıdır. Uygulamada zaman zaman mahkemeler, taraflardan birinin davranışlarını daha ağır görerek diğer eş lehine tazminata hükmedebilmektedir. Ancak Yargıtay, delil yapısı iki tarafın da evlilik birliğini sarsan davranışlarda bulunduğunu gösteriyorsa, salt bir taraf lehine daha elverişli sonuç doğuracak biçimde ağır-hafif kusur ayrımına gidilemeyeceğini hatırlatmaktadır. Karara göre eşit kusur varsa, artık TMK m.174 kapsamında maddi ve manevi tazminatın koşulları gerçekleşmiş sayılmaz.



Yorumlar